BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: “Muhsin Başkanımızın şehadet sürecinin bir suikast olduğunu açık ve net ifade ediyoruz”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Ankara’daki genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki isimlerin hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmadan “Terörsüz Türkiye” sürecine, Doğu Türkistan ve Gazze’den İsrail’e, adalet sisteminden bölgesel güvenlik politikalarına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Destici, Yazıcıoğlu dosyasına ilişkin “Biz meseleye başından itibaren asla kaza demedik” ifadelerini kullanırken soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

Eyl 2, 2026 - 12:18
 0  0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: “Muhsin Başkanımızın şehadet sürecinin bir suikast olduğunu açık ve net ifade ediyoruz”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 11.00’de Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın da takip ettiği toplantıda Destici; deniz kazaları, yeni adli yıl, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği olayla ilgili yürütülen soruşturma, Doğu Türkistan, Gazze, İsrail, terörle mücadele ve bölgesel savunma girişimleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Destici, eylül ayıyla birlikte basın toplantılarını yeniden düzenli şekilde gerçekleştireceklerini belirterek, “Birkaç haftadır gerçekleştirmediğimiz ama eylül ayı itibarıyla bundan sonra her hafta rutin olarak gerçekleştireceğimiz basın toplantımıza hoş geldiniz” dedi.

“Kayıp vatandaşlarımıza sağ salim ulaşılmasını ümit ediyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açıklarında meydana gelen deniz kazasına değinen Destici, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti. Destici, “8 vatandaşımız ilk anda hayatını kaybetti. Onları bir kere daha rahmetle yad ediyorum. Ailelerine, yakınlarına, sevdiklerine, Kuzey Kıbrıs Türk halkına, Türk devletine ve milletimize başsağlığı ve sabır niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 20 kişiye henüz ulaşılamadığını belirten Destici, Türkiye’den arama kurtarma çalışmalarına destek amacıyla ekip ve gemilerin bölgeye gönderildiğini söyledi.

Destici, “Hepimizin duası ve temennisi, henüz ulaşılamayan vatandaşlarımıza, ümidimiz az olsa da sağ ve salim bir şekilde ulaşılmasıdır” diye konuştu.

Kazanın nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü ifade eden Destici, “Feribotun bir eksiği var mıdır, batma hangi sebeple gerçekleşmiştir, olumsuz hava şartları mı buna sebep olmuştur, feribottaki eksiklikler mi ya da mürettebat hatası mı vardır; bunlar ortaya çıkacaktır” dedi.

Destici, ihmal veya kusur tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında işlem yapılması gerektiğini belirterek, “Olayın gerçekliği mutlaka ortaya çıkarılacak. Bir hatası, ihmali, kusuru olan varsa bunlar tespit edilip gerekli müeyyidelerle karşı karşıya kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Silivri açıklarında yaşanan başka bir deniz kazasına da değinen Destici, kayıp gemi ve mürettebata ulaşılması için çalışmaların devam ettiğini belirtti. Destici, “Devletimizin tüm ilgili birimleri kayıp gemiyi ve mürettebatı bulmak için tüm imkânlarını seferber ederek çalışmalarını sürdürüyor. İnşallah personelimize sağlıklı şekilde ulaşılır ve ailelerine kavuşurlar” dedi.

Zabıta Haftası ve yeni av sezonu mesajı

Zabıtanın yerel yönetimlerde önemli görevler üstlendiğini söyleyen Destici, zabıta personelinin halkın güvenli alışveriş yapması ve ticari hayatın düzenli sürmesi açısından önemli bir sorumluluk taşıdığını kaydetti.

Destici, “Tüm zabıtalarımızın Zabıta Haftası’nı tebrik ediyorum ve kendilerine sağlıkla başarılı çalışmalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

1 Eylül itibarıyla denizlerde av sezonunun başladığını hatırlatan Destici, balıkçılara da bereketli bir sezon diledi.

Destici, “Başta balıkçılarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımız ve ülkemiz için yeni av sezonunun bol ve bereketli olmasını diliyorum. Sezonun hem bereketli hem de kazalardan uzak geçmesini temenni ediyorum” dedi.

“Adalet herkes için eşit uygulanmalıdır”

Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Destici, Yargıtay’da gerçekleştirilen adli yıl açılış programına katıldığını belirtti.

Hakim, savcı, avukat ve bütün yargı çalışanlarına yeni dönemde başarı dileyen Destici, adalet ve hukukun üstünlüğünün devlet ve toplum düzeninin temel unsurlarından olduğunu söyledi.

Destici, “Adaleti sağlayacak olan yargıçlarımızdır, yargı kurumlarımızdır. ‘Adalet mülkün temelidir’ sözünde mülkten kastedilen devlettir. Adaletin tam olarak gerçekleşmediği ya da hukukun üstünlüğünün uygulanmadığı ülkelerde devletlerin uzun süre ayakta kalması mümkün değildir” diye konuştu.

Toplumsal huzur açısından adalet sisteminin önemine dikkat çeken Destici, “Adaletin tesis edilmediği, hukukun üstünlüğünün geçerli olmadığı ülkelerde toplumsal huzurdan ve barıştan söz etmek mümkün değildir” dedi.

Uzun tutukluluk süreleri, masumiyet karinesi ve cezaevlerindeki yoğunluğun kamuoyunda tartışıldığını belirten Destici, bu meselelerin yargı kurumlarının temsilcileri tarafından da gündeme getirildiğini söyledi.

Destici, “Toplumun en önemli beklentilerinden bir tanesi huzurdur. Adaletin herkes için uygulanmasıdır. Etnik kökenine, siyasi anlayışına, mezhebine, inancına ya da bölgesine bakılmadan bütün vatandaşlarımız için adaletin eşit şekilde uygulanması istenmektedir” ifadelerini kullandı.

“Biz meseleye başından itibaren asla kaza demedik”

Destici’nin açıklamalarında en geniş yer verdiği başlıklardan biri, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki isimlerin hayatını kaybettiği olayla ilgili yürütülen soruşturma oldu.

Faili meçhul dosyalarının yeniden ele alınmasını önemsediklerini kaydeden Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ile Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ve İsmail Güneş’in hayatını kaybettiği sürecin de ayrıntılı biçimde soruşturulmasını istediklerini söyledi.

Destici, “Bizi camia olarak en çok ilgilendiren elbette ki şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın şehadet süreçlerinin aydınlatılması meselesidir” dedi.

Dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturulmaya başlanmasının ardından yeni adımlar atıldığını ifade eden Destici, ilk operasyonlarda helikopterin düşüş nedeninin ve teknik cihazlara ilişkin iddiaların araştırıldığını anlattı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kendisine ulaştırılan bir bilgi üzerine 18 Temmuz 2016’da Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdiklerini belirten Destici, helikopterdeki cihazların sökülmesine ilişkin iddiaların araştırılmasını talep ettiklerini söyledi.

Destici, “Şimdi ilk dalga operasyonun bununla ilgili yapıldığını görüyoruz. İnanıyoruz ve ümit ediyoruz ki bunun arkası gelecektir” ifadelerini kullandı.

Arama kurtarma süreci başta olmak üzere olayla bağlantılı bütün şüpheli noktaların incelenmesi gerektiğini belirten Destici, “Burada kusuru, kastı olanlar mutlaka hukuk önünde hesabını verecek ve bedelini ödeyecektir” diye konuştu.

Büyük Birlik Partisi’nin soruşturmanın resmi taraflarından biri olduğunu kaydeden Destici, “Biz ilk günden itibaren sadece takipçi değiliz, aynı zamanda davanın ve soruşturmanın yasal ve resmi müdahil taraflarından birisiyiz. Bundan sonra da takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

Parti bünyesinde hukuk politikaları alanında çalışan bir kurul bulunduğunu belirten Destici, sürecin hukukçular tarafından ayrıntılı biçimde takip edildiğini aktardı.

Destici, “Biz meseleye başından itibaren asla kaza demedik. Bugün geldiğimiz noktada artık kasten öldürmeden, planlayarak öldürmeden, tasarlayarak öldürmeden, bir cinayetten ve bir suikasttan bahsedilmektedir” ifadelerini kullandı.

Soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılacağına inandığını ifade eden Destici, “Bugün çok net bir şekilde bu sürecin bir suikast olduğunu, bir kaza olmadığını açık şekilde ifade ediyoruz. Soruşturmada faillerin bulunacağını, olayın aydınlatılacağını ve sorumluların hukuk önünde bedelini ödeyeceğini düşünüyoruz. Bunun takipçisiyiz” diye konuştu.

Doğu Türkistan konusunda Çin’e sert eleştiri

Destici, konuşmasının dış politika bölümünde Doğu Türkistan’daki gelişmelere ilişkin Çin yönetimini eleştirdi. Çin tarafından bölgeye gazeteci, siyasetçi ve akademisyenlerden oluşan heyetler götürüldüğünü söyleyen Destici, bu ziyaretlerin ardından yaşananlara ilişkin yeterince eleştirel değerlendirme yapılmadığını savundu.

Destici, “Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı zulmün üstü örtülemez. Çin işgalcidir, katliamcıdır ve soykırımcıdır. Bunu açıkça ifade ediyoruz” dedi.

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilere de değinen Destici, dış ticaret açığının önemli bölümünün Çin ile yapılan ticaretten kaynaklandığını ileri sürdü.

Destici, “Çin’le olan ticarete ve ilişkilere dikkat çekiyorum ve bundan sonra da çekmeye devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Gazze ve Bosna mesajı: “Unutulan soykırım tekrarlanır”

Gazze’deki İsrail saldırılarına ilişkin konuşan Destici, İsrail’i uluslararası hukuk önünde hesap vermemekle suçladı. Bosna Hersek’te yaşanan katliamları da hatırlatan Destici, Srebrenitsa’da hayatını kaybedenleri anarak Avrupa ülkelerine çağrıda bulundu.

Destici, Sırbistan’da Ratko Mladiç için devlet töreni düzenlenebileceğine ilişkin açıklamalara tepki göstererek, “Türkiye ve Türk milleti olarak biz buna sessiz kalamayız. Sırbistan’ın böyle bir açıklamasına Türkiye’nin çok sert bir şekilde karşılık vermesi gerekir” dedi.

Aliya İzzetbegoviç’in sözünü hatırlatan Destici, “Unutulan soykırım tekrarlanır. Bosna’daki soykırımı da, Gazze’dekini de, Doğu Türkistan’dakini de, Kırım’dakini de, Ahıska’dakini de, Çeçenya’dakini de unutmadık ve unutmayacağız” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye yönelik saldırılara topyekûn cevap verilmelidir”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarını da eleştiren Destici, Türkiye’nin iç siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak dışarıdan gelen saldırılara karşı ortak tavır göstermesi gerektiğini söyledi.

Destici, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Cumhurbaşkanı’na ya da hükümete yapılan saldırılara topyekûn cevap vermemiz, topyekûn bir duruş sergilememiz gerekiyor” dedi.

İsrail ile Türkiye arasında gerilim ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsrail’in kolayca operasyon yaptığı bölgelere benzemez. Türkiye binlerce yıllık ordu geleneğine sahip güçlü bir devlettir” ifadelerini kullandı.

“Teröristle müzakere olmaz, mücadele edilir”

Destici, Türkiye’nin uzun yıllardır terörle mücadele ettiğini, PKK’nın uluslararası desteklerle güç kazandığını ve bu süreçte binlerce güvenlik görevlisi ile vatandaşın hayatını kaybettiğini söyledi.

Türkiye’nin terörden tamamen arındırılması hedefini desteklediklerini ancak sürecin temel şartlarının değiştirilmemesi gerektiğini belirten Destici, “Sürecin başında şartsız, müzakeresiz, pazarlıksız şekilde terör örgütünün silahları bırakacağı ve tüm unsurlarıyla kendisini feshedeceği söylendi. Buna hiç kimse itiraz edemez” dedi.

BBP’nin başından itibaren aynı görüşü savunduğunu söyleyen Destici, “Bir teröristle, terör örgütüyle müzakere olmaz, mücadele edilir. Teröriste ve terör örgütüne güvenilmez” ifadelerini kullandı.

Terör örgütü mensupları için düzenlenen anma programlarına tepki gösteren Destici, “Teröriste şehit töreni olmaz. Mehmetçiğe kurşun sıkana, askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi şehit edene şehit muamelesi yapılamaz” dedi.

Sürecin hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Destici, “Sessiz kalınırsa, göz yumulursa, hukuk işletilmezse bunlar daha da pervasızlaşırlar” diye konuştu.

“Kürtlerle zaten kardeşiz”

Destici, Türklerle Kürtler arasında yeni bir barış süreci yaşandığı yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı.

“Biz bin yıldır Kürtlerle bu topraklarda kardeş olarak yaşıyoruz. Bu kanun mu bizi kardeş yapacak? Bu süreç mi bizi kardeş yapacak? Biz zaten kardeşiz” diyen Destici, ortak tarih, inanç ve toplumsal bağlara vurgu yaptı.

Destici, “Biz Kürtlerle kardeşiz. PKK’lılarla, vatan hainleriyle ve siyasi bölücülerle kardeş değiliz” ifadelerini kullandı.

Türkler ile Kürtler arasında tarihsel bir savaş bulunduğu algısının oluşturulmasına karşı olduklarını belirten Destici, “Sanki Türklerle Kürtler arasında bir savaş olmuş da şimdi barışa çevriliyormuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. En büyük itirazlarımızdan birisi bunadır” dedi.

Destici, “Bir Kürt meselesi diye bir mesele yoktur. Terör meselesi vardır. Kürtler bizim hem din kardeşimiz hem kan kardeşimizdir” ifadelerini kullandı.

Ortak savunma anlaşmasına destek

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığını belirttiği ortak savunma anlaşmasını da değerlendiren Destici, Mısır’ın da sürece dahil olduğunu ve başka İslam ülkelerine kapının açık tutulduğunu söyledi.

Destici, “Bütün bu anlaşmaları iyi niyetli olarak görüyoruz. Türkiye’nin, İslam âleminin ve coğrafyamızın güvenliğine, huzuruna ve barışına yönelik girişimler olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Oluşumun daha geniş bir güvenlik yapısına dönüşmesini istediğini belirten Destici, “Bu birliğin daha geniş bir pakta dönüşmesini ve gerektiğinde fiili adımlar atmasını bekliyoruz. İlk atılacak adım da İsrail konusunda olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Şanghay İşbirliği toplantısı kapsamında yürütülen temasları da değerlendiren Destici, Rusya ve Çin ile ilişkilerde tarihsel tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Destici, “Tarihimizi unutmadan önümüze bakmalıyız. İlişkilerimizi de buna göre sürdürmeliyiz” diyerek konuşmasını tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0